Stuart Sutherland / Irrasyonel der ki:
* Ister iyi ister kotu, asiri bir sey oldugunda ayni seyin bir dahaki sefere sirf istatistiksel nedenlerden oturu, cok daha az asiri olacagini unutmayin; ortalamaya donecektir.
* Hafizaniza tedbirli yaklasin, muhtemelen mevcut goruslerinizle uyumlu seyleri hatirliyorsunuzdur.
* Yeni bir kanit isiginda fikrinizi degistirmenin zayiflik degil gucluluk isareti oldugunu unutmayin.
* Bir yargi ya da karari ne kadar carpici olursa olsun tek ornege dayandirmayin.
* Bir kisiye ya da nesneye dair izlenim olustururken, carpici bicimde iyi ya da kotu niteliklerin gorusunuzu etkilemesine izin vermeyin ve ozellikleri ayri ayri degerlendirin.
* Iliskili verilerle karsilastiginizda, yargiyi sonuna dek askida tutun, son veriye de ilki kadar onem vermeye calisin.
* Etraftaki insanlar gider -ya da gitmez- diye baskalarina yardima gitmezlik etmeyin.
* Yaptiginiz bir secimin sonuclarina gereginden yuksek deger bicmekten sakinin.
* Gecmisi bir kenara birakin ve bir etkinlik ya da esyayi bugunku degerine gore degerlendirin.
* HOs olmayan bir sey yapmayi kabul ederseniz, kendinizi hakli cikarmak icin isin tatsizligini azimsamamaya calisin.
* Goruslerinizle celisen kanitlar arayin.
* Birbirine karsit onermeler dusunmeye calisin.
* Goruslerinizle celisen bir seyi degerlendirirken ozellikle dikkatli olun.
* Yeni kaniti carpitmayin; goruslerinizi destekleyecek sekilde degil de hatali cikaracak sekilde yorumlanabilir mi diye dikkatle inceleyin.
* Kendi goruslerinizi desteklemek icin uydurmus olabileceginiz aciklamalardan etkilenmemeye calisin.
* Bir olayin baska bir olayla iliskili olup olmadigini belirlemek istiyorsaniz, asla birlikte gorulduklari zamanlari aklinizda tutmaya calismayin. A yokken B'nin olmasina (negatif vakalara) ozellikle dikkat edin.
* Bir olayin akliniza ilk gelenden baska nedenleri olup olamayacagini dusunun.
* Sebep ve sonuc belirlerken, ilk dusundugunuzun aksi yonde isleme olasiliklarini gozden gecirin.
"Gecmisi degerlendirirken, cevremizde gelisen olaylari yorumlamak ve ongorulerde bulunmak icin kullandigimiz onerme ve kurallari ortuk bir sekilde test ederiz. Geriye donuk degerlendirmelerimizde, gecmisin bizim icin tasidigi ve tasimakta oldugu surprizleri sistemli bir sekilde hafife alirsak onermelerimizi cok zayif testlere sokmus oluruz ve muhtemelen onlari degistirmek ici pek bir neden bulamayiz. Boylece, gecmisin ne oldugunu anladigimiza dair hisler, gecmisten bir seyler ogrenmemizi engelleyebilir."
"Tarihten, insanlarin tarihten asla bir sey ogrenmedigini ogreniyoruz."
"... Giderek daha cok insan, resmini cekmek uzere oldugu seyle butunlesmek, onu duyumsamak, anlamak ve kavramak yerine, goruntuyu yakalamak ve sahneyi kendi baglamindan koparip almakla mesgul. Yirminci yuzyilda birer goruntu tuketicisi haline geldik hepimiz. Bir sahneyi asla donduramayacagimizi, bir ani asla yakalayip kayda geciremeyecegimizi fark etmiyoruz..."
-Gunduz Vassaf, Cehenneme Ovgu-
Son kismina katilmasam da cok dogru demis. O an fotografini cektigimiz her neyse onun keyfini cikarmaktansa foto cekip, sorasinda onlara bakarak tadini cikarmaya calisiyoruz gibi bir durum. Cirkin. Ama yine de bir suru anin fotografla olumsuzlestirilebilecegine ve sonrasinda o fotografa bakildiginda o anin hafizalarda geri getirilebilecegine, tekrar yasanacagina inaniyorum cok.
----It is amazing that no one says a word on the fact that Haiti was the first country where 400 thousand Africans, enslaved and brought to this land by Europeans, rebelled against 30 thousand white owners of sugarcane and coffee plantations and succeeded in making the first great social revolution in our hemisphere. Pages of insurmountable glory were then written there where Napoleon’s most outstanding general tasted defeat. Haiti is a complete product of colonialism and imperialism, of more than a century of using its human resources in the hardest labors, of military interventions and the extraction of its wealth.----
http://links.org.au/node/1464
Kasim 11'den bugune nasil degisti hayatim. Simdi donup bakinca sanki kotu bi ruya gormusum uyanmisim gibi. Sanki hic yasanmamis onlar. Hizlandirilmis, sigdirilmis hepsi kotu bi ruyaya.
Bazen kendimi suclu, umursamaz hissediyorum, duygusuzmusum gibi hissediyorum yokmus gibi davrandigimda. Insanin cok sevdigine veda etmesi ne zor-ya da edememesi. Onun aci cekmesin daha fazla diye olmesini istemesi... Ne kadar canice geliyo simdi dusununce. Iki saniye sonra, simdi dusununce de dogru geliyo.
Saniyorum ki hic kotu bi sey olmadi. Ananem hala istanbulda. HIcbi sey olmadi. Ruya gordum ben. Yatmadi bi ay oylece.
Neyse ki, nasilsa zihnimdeki ona ait goruntu o sonuncusu deil. Hep guzel, hep o eski hali.
Benim o gece kendi kendime 'birak direnmeyi, birak gitsin, hayat olmiycak sonrasi da' diye 450 km uzakta onunla konustugum dakikalarda onun gercekten de o ince cizginin tam da uzerinde oldugunu ertesi sabah ogrenmem....
UMursamaz diilim, duygusuz da diilim; dusunmeyerek beynimin en uzaklarina atiyorum bazen gercekleri. Hicbi sey yokmus gibi devam ediyorum hayatima. Sora bi an, ufacik minicik bi sey aliyo goturuyo. GOzlerim doluyo. Gozumun onune anlar geliyo...
Sonra tekrar basa donuyrum.
Ben cok ozluyorum.
Keske biraz daha dursaydin, bi seyler daha gorseydin, yasasaydin bizimle.
Olum boyle bi sey. Bencillik. Geride kalanin bencilligi. Bir suru insan genc, hicbi sey yasayamadan, her seyi yarim birakarak giderken biz 83 seneye 'ama birazz daha' diyoruz. Insanin akli farkinda olsa da yasadiginin hicbi zaman en kotusu olmadiginin, duygulari hep en zoru onun yasadigiymis gibi tepki veriyor. Kontrolsuz.
Kucukken hep, 'hep birlikte olelim, kimse geride kalmasin' diye dusunurdum. Sanirim hala oyle dusunuyorum. Geride kalan olmak, hayata kaldigi yerden devam edebilmek icin cok guclu olmak gerek. Guclu gibiyim ama diilim-bilmiyorum. Dagiliyorum hemen.
Bana hala onlar olmus gibi gelmiyo.
Sanirim hala tam algilayamadim.
Sanirim fena halde kaciyorum.
Bi insan oldukten sonra esyalarinin icinde kalakalman ve her seyin bir sure 'o' kokmasi cok fena bi sey. Hele benim gibi her yasadigini kokusuyla hafizasina alan biri icin :/
Anlamadim.
Inanamadim.
Ozledim.
:..(((
Guinness reklamları pek güzel oluyomuş yahuu :))
The New Guinness World Ad – Bring it to Life from GuinnessWorld1759 on Vimeo.
Yazmak gibi bir fikrim var yaklasik iki haftadir ama kafami toparlayamiyorum. Bi de toparlarsam cok karanlik ve depresif seyler ortaya cikmasindan cekiniyor olabilirim. Sonrasinda onlari okudugum zaman hic hosnut olmuyorum. Bi de su an bu yazdiklarim benim cumlelerim degilmis gibi geldi. Her neyse.
Coming soon.. Sanirim....